| “ | Her can ölümü tadar. Yalnızca hisler ebedi ve kalıcıdır. Haklıydın. Öldürdüğüm tek bir insan evladının bile yüzünü hatırlamıyorum. Beden öldüğünde her şey sona eriyor. Fakat insanların hisleri nesilden nesile aktarılmaya devam etti ve asla yok olmadı. Hatta ve hatta o hisleri beni alaşağı etti. Bu gerçeğe gözlerimle tanık oldum ve bu hislerin derinliği karşısında o kadar duygulandım ki tüylerim ürperdi. |
” |
— Muzan Kibutsuji'den kendisine, İblislerin Kralı içinde.
|
Muzan Kibutsuji (
Yüzyıllar önce Muzan ölümcül hastalığına bir tedavi bulmaya çalışırken bir iblise dönüşür. Amacı korkusuzca ve ölümsüz bir şekilde yaşamaktır. Güneş ışığına karşı olan zayıflığından kurtulmaya çalışır ve bunun için iki farklı yönteme başvurur: Bunlardan biri Mavi Örümcek Zambağı'nı bulmaktır ya da daha fazla insanı iblise dönüştürerek günün birinde güneş ışığına dayanıklı iblisler elde etmeyi umut eder.
Ayrıca Muzan, Kamado Ailesi'ni katletmiş ve Nezuko Kamado'nun bir iblise dönüşmesine sebep olmuştur.[6]
Görünüm[]
Muzan'ın fiziksel görünüşü yirmilerinin sonunda olan bir adamı andırmaktadır. İnanılmaz soluk teni onun sağlıksız ve hasta görünmesine sebep olur. Kıvırcık siyah saçlara, keskin bakışlı badem şeklinde gözlere, kedilerin göz bebeklerini andıran keskin düşey göz bebeklerine ve kırmızı renk gözlere sahiptir.
Muzan, kırmızı kurdelesi olan beyaz fötr şapka ve abartılı bir takım elbise giyerken görülür. İlk görünüşündeki kıyafetleri işlemeli bir takım elbise içerisine siyah bir elbise gömleği ve beyaz bir elbise pantolonundan oluşuyordu. Ek olarak siyah makosen ayakkabılar giymişti.
Rui'nin anılarında Muzan, ilk görünüşünden biraz daha farklı bir saç stili ve daha spor kıyafetlerle belirmiştir. Rui ile tanıştığında saçları daha düz ve ortadan ikiye ayrılmış bir şekildedir. Ayrıca üzerinde ona fazlasıyla büyük olan bir smokin ve yarım bir pelerin giymiştir.
Muzan kendi görünüşünü ve formunu değiştirebilme yeteneğine sahiptir. Alt Aylar ile buluşmalarında uzun siyah yukata giymiş zarif bir kadın görüntüsüne bürünmüştür ve Alt Ay'ların onu böyle tanımasına izin vermiştir.[7] Daha sonra kendisini en sondaki gizli kimliğine -yaşlı bir çift tarafından evlatlık alınmış hasta bir çocuk- dönüştürmüş. Kendini 10, 11 yaşlarında soluk tene sahip, güzelce taranmış ipeksi ve pürüzsüz siyah saçları olan bir çocuğa çevirmiştir. Bu görünüme sahipken giydiği ana kıyafet düz beyaz bir gömlek , siyah kargo pantolonu altına kombinlenmiş beyaz uzun çoraplardır.
Tamayo'nun zehrini etkisiz hale getirdikten sonra kozasından çıkar ve saçlarının uzunluğu normale dönerken Shinobu'nun zehrine ve yaşına bağlı olarak hızlı bir şekilde beyazlamaya başlar. Uzuvlarında her biri keskin dişlere sahip olan çok sayıda ağız büyür. Ayrıca teni de koyu-kırmızı bir renk alır ve tomurcuklanmaya başlar.[8]
Daha sonra Yoriichi ile savaşırken aldığı yaraların aslında hiçbir zaman tamamen iyileşmediği ortaya çıktı. Onları hücreleri iyileştirmeyi denese de tamamen iyileşmemiş ve yüzyıllarca onun vücudunda iz olarak kalmıştır. Muzan güçten düşüp zayıflayana kadar bu yara izlerinin görünmesini engellemiştir.
Son mücadelesinde güneşin tenine olan etkisini yavaşlatmak için yaklaşık olarak üç katlı binaya denk olabilecek kadar uzun bir boya sahip olup genişletilmiş bir iblis bebek formuna dönüşmüştür. Bu formda vücudunda çok geniş kan damarlarına, ellerinde küçük pençelere ve ağzında keskin dişlere sahiptir.
Galeri[]
Kişilik[]
Muzan'ın monoton ifadesi.
Muzan soğukkanlı, gaddar ve inanılmaz zeki biridir. Astlarına veya insanlara en ufak saygı kırıntısı duymaz. Onlara değer vermez. Nadiren üzgün veya mutlu görünür. Muzan, tamamen sakin ve monoton bir kişiliğe sahiptir. Kendi astlarını bile soğukkanlılıkla öldürebiliyor. Duygularını gösterdiği nadir zamanlar mükemmellik idealinin sorunsuz ilerlemesi ya da astlarının verdiği görevleri eksiksiz tamamladığı durumlardır. Mangada okurlara o an olan olayları hissettirmek için daha duygulu gözükse de animede genellikle ifadesiz bir yüz ifadesi ve tonlama kullanmadan kısık bir ses ile konuşur.
Muzan’ın en belirgin özelliği mükemmeliyetçi olmasıdır. Bu özelliği ona beraberinde narsistlik, küçük şeylere kafa yorma ve mükemmel bir varlık olma takıntısı da getirir. Bin yılı aşkın süredir yaşadığı için hayatını fazlasıyla benimsemiştir. Hayatında bir değişiklik olduğunda alışması zorlaşmış ve onun benmerkezci birine dönüşmesi kaçınılmaz olmuştur. Güneşte rahatça yürüyebilmek dışında hiçbir şeyi bir sorun olarak görmüyordur ve bu hedefi onun itici gücü haline gelmiştir. Takıntıları bu yaşadığı uzun hayatla beraber daha da derinleşmiş her planının sorunsuz bir şekilde yürümesi onun en büyük takıntısı haline gelmiştir. Onun bu iyi kompleksi onu kendi hatalarına karşı kör etmiştir. Onun mükemmel varlığa yakın olma inancının temeli onu her planının mükemmel işlemesi gerektiğine inandırmış ve hiçbir hataya tolerans göstermez, hata yapanları veya onu küçümseyenleri hataları ufacık bile olsa acımasızca cezalandırmaktadır.
Onun bu benmerkezci kişiliği, abartılı egosu ve kuruntulu hisleriyle birleşmiş eğer biri onunla alay ederse ya da herhangi bir olayda düzeltirse buna katlanamaz. Kendini herkesten o kadar üstün görmeye başlamıştır ki ondan başka herkesin ona hizmet etmek için var olduğuna kendini inandırmıştır. Ayrıca karşısına nadiren ciddi bir rakip çıkıyor veya birinden nadiren ciddi bir tehdit alıyor. Bir sarhoş erkeği sadece ona kaba davrandığı için öldürdü ve yanlarındaki kadının da hiçbir şey yapmamış olmasına rağmen canını aldı. Bu olaylar onun mükemmeliyetçi kişiliğe sahip olduğunun açık bir göstergesidir. Onunla ufak bir sebepten dalga geçen olursa buna katlanamaz ve onlar üzerinde üstünlük kurup kimin en iyi olduğunu onlara gösterir. Bu tavırları aslında Muzan'ın kötü geçmişi yüzündendir. Zayıf olmanın verdiği rahatsızlık, ölümün kıyılarında biri gibi gözüktüğü için insanların ona acıyarak bakması onun mükemmeliyetçi kişiliğini tetiklemiştir. Ve bu düşünceler hala aklının bir köşesinde dolaşmaktadır. Herhangi bir olay olduğunda bu anıları zihninde acı bir tat bırakır ve herkese karşı onu sert durmaya zorlar. Kagaya Ubuyashiki ile yüzleştiğinde, Kagaya Muzan'ın yaşadığı zor hayata üzülmüş ve ona acımıştır. Bununla birlikte Muzan Kagaya'nın bu tavrını ona karşı tehdit ve suçlama olarak algılayarak İblis Avcıları'na ve insanlığa karşı nefretini daha çok yüzeye çıkardı.
Buna ek olarak, onun sanrısal tanrı kaygısı kendini doğal afetlerle yani insanların karşı gelemeyeceği ve savaşamayacağı şeyler ile kendini karşılaştırmasına sebep olur. Bunun sonucu olarak İblis Avcıları'nın doğal düzeni bozmaya çalışan ve başlarına gelebilecek trajedileri kabul etmeyen ve yok edilmesi gereken bir insan topluluğu olduğuna kendini inandırmıştır. Ve bundan çıkarılacak sonuç işlediği cinayetlerin (doğrudan veya dolaylı olarak) hiçbiri sebepsiz yere değildir. Hepsini bir amaç uğruna içindeki saf kötülük ile yapmıştır. Cinayet işlerken hiçbir sempati veya vicdan azabı duymamıştır.
Muzan'ın ördüğü çok sayıda duvarın arkasına başkalarına karşı gösterdiği mükemmel kişiliğinin aksine çok da mükemmel olmadığı ve aslında bir korkak olduğunu gizlemiştir. Giyu Tomioka ve Tanjiro Kamado ile rastlaşmalarında mümkün olduğu kadar savaşmaktan kaçınır. Hayatta kalan bu ikilinin intikam döngüsünü bir kenara bırakıp sadece yaşamlarını rahatça sürdürecek kadar para kazanmalarına gerek olduğunu söyler. Bu çıkarcı kişiliğinin sonucu olarak İblislere boyun eğdirirken kendi ellerinin kirlenmesini istemez.Gündoğumu Geri Sayımı Arcı'nda Muzan sayısız kez kaçmaya yeltenmiş kendini parçalara bölerek kaçmayı denemiş fakat başarısız olmuştur. Ayrıca İblis Avcıları'nın savaşmaktan veya ölmekten korkmadığı onun korkak yönünün ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Muzan bir baba rolü yaparken.
Kurnaz ve çıkarcı tavrı, normal insan toplumuna kolayca uyum sağlayabileceğini hatta bir aileye bile sahip olabileceğini bizlere gösterdi. Uzun bir hayat yaşaması onun sürü kişiliğe bürünebileceğini ve o kişilikleri kolayca benimseyebileceğini görmemize sebep oldu. Hatta seçtiği kadınlar ile bir aile kurdu hatta çocuklara bile sahip oldu. Bu uzun hayat ayrıca ona taktiksel düşünme yeteneğini ve zekasını geliştirmesine olanak sağladı. Muzan hızlı-düşünen biri ve sağlam bir stratejisttir. Bu kişilik özellikleri onun en beklenmedik durumlarla bile güzelce başa çıkmasına olanak sağlar. Ve bu yolda astlarını kaybetse bile bu onun uzun dönemli hayat planını etkilemez.
Kendini başkalarından üstün görme kompleksi ve iki yüzlü doğası yüzünden yandaşlarını uygun gördüğü konumlarda kullanmaktan ve onları piyon gibi kullanmaktan çekinmiyor. Astlarının onu ve onun yaptığı işleri sorgulamasına izin vermiyor eğer biri onu sorgulamaya kalkarsa düzenli olarak gaddar ve merhametsiz bir şekilde onları cezalandırıyor. Bütün astları ondan korkuyor ve onun yanındayken saygısızlık yapmadan, kelimelerini seçerek dikkatlice konuşuyorlar. Ayrıca astlarına verdiği kanında onun içgüdüleri ve anıları yattığı için astlarının ona itaatsizlik etmesi söz konusu bile değil. Zekası ve kurnaz tavrını bu gibi durumlarda kullanıp kanı yoluyla astlarının zayıf yönlerini onların yüzlerine vurarak onlar üzerinde tam kontrolü sağlıyor. Ne yazık ki, Muzan sadece kendini ve çıkarlarını düşündüğü için astlarına verdiği sözler genelde yanlış ve onları kullanabilmek için verilen sözlerdir.
Ördüğü duvarların arkasına saklanmadığında onun bu derin ve saf nefreti başkaları tarafından net bir şekilde hissedilir. Yoriichi Tsugikuni onun açıkça patlamak üzere olan bir yanardağ gibi olduğunu belirtmiştir.
Bu benmerkezci şeytani kişiliğinin yalanına o kadar inanmıştır ki megolaman bir adama dönüşmesinin yanı sıra astlarına korku salarak onların kendisine saldırmasına ve adını dahi ağızlarına almalarına izin vermez. Eğer buna yeltenen bir astı olursa onu acımasızca katleder. Hepsini bir köşede değerlendirirsek Muzan'ın sakin, küstah ve yıkılmaz duruşunun arkasında kendi hayatı için endişelenen kendini korumaya çalışan korkak bir adam olduğunu fark edebiliriz. Yaşamaya olan takıntısının ne kadar ileri seviye olduğunu, Tanjiro ile ilk karşılaşmalarından sonra Tanjiro'nun kulağında görmüş olduğu Hanafuda küpeleri, Yoriichi Tsugikuni ile olan geçmişini ve iki kere hayatını kaybetme noktasına geldiğini ona hatırlatmış ve bu hatırladıkları, yaşama isteğini daha da güçlendirmiştir.
Alt edildikten sonraki son anlarında, güneşin ışıkları ona acı vererek yavaşça bedenini takıp küle döndürürken Muzan, saldırgan kişiliğinin altına gizlediği savunmasız tarafını açığa çıkarmıştı. Bu yanını göstermesiyle Muzan'ın asıl korktuğu şeyin ölmek olduğunu ve yaşamaya olan bu derin hevesinin kaynağının 'ölü' bir bebek olarak doğmasına bağlayabiliriz. Doğmadan önce annesinin rahminde kalbi birçok kez durmuş, doğduğunda nefes almadığından dolayı ölü sanılıp yakılacakken nefes almaya başlamıştı. Muzan'ın "yaşam" arzusunun sadece bir insan gibi nefes almak ve yaşam mücadelesi vermeden rahat bir şekilde diğer sağlıklı insanlar gibi yaşama isteği onun hırsını beslemişti. Muzan yaşamayı takıntı haline getirmişti. Bu yüzden insan olduğu savunmasız ve kırılgan zamanları hatırlamak, ona sadece acı veriyor ve onu savunmasız hissettiriyordu. Ölümün eşiğindeyken bile bin yıl boyunca gerçekleştirdiği, insanları yeme, kanlarını içme ve öldürme eylemlerinden pişmanlık duymamıştı. Ve hatta öldüğünde öldürdüğü bir kişiyi bile hatırlamadığını belirtmişti.
Muzan güneş ışığı altında yavaş yavaş yaşamını yitirirken Kagaya Ubuyashiki’nin ona söyledikleri anlam kazanmış ve bu sayede önünde duran çıplak gerçeğin farkına varmıştır. Her şeyin bir gün sona ereceğini ve bir gün gerçek ölümle yüzleştiğinde asıl ölümsüzlüğün duygular, hisler ve anılar olduğunu anlamıştır. Bu hislerin yoğunluğu onu fazlasıyla üzmüş ve ağlamasına yol açmıştır. Hissettiği bu yoğun duygular doğrultusunda ironik bir şekilde Yoriichi ve Kagaya’nın inancını ve duruşunu benimsemiş, gerçekten ölümsüz olmanın arkanda ‘’bir şey’’ bırakmak olduğunu anlamıştır.
Referanslar[]
- ↑ Kimetsu no Yaiba Manga: Bölüm 127 (Manga) (Sayfa 13).
- ↑ Kimetsu no Yaiba Manga: Bölüm 11 (Manga) (Sayfa 2).
- ↑ Kimetsu no Yaiba Manga: Bölüm 193 (Manga) (Sayfa 20).
- ↑ Kimetsu no Yaiba Manga: Bölüm 14 (Manga) (Sayfa 3).
- ↑ Kimetsu no Yaiba Manga: Bölüm 137 (Manga) (Sayfa 6).
- ↑ Kimetsu no Yaiba Manga: Bölüm 11 (Manga) (Sayfalar 2-3).
- ↑ Kimetsu no Yaiba Manga: Bölüm 51 (Manga) (Sayfalar 15-16).
- ↑ Kimetsu no Yaiba Manga: Bölüm 180 (Manga) (Sayfa 17).
[]
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||







